krimo-legal-logoo
YARALAMA VE ÖLDÜRME SUÇLARI

YARALAMA VE ÖLDÜRME SUÇLARI

Türk Ceza Kanunu’nda vücutta suça konu teşkil edebilecek her türlü fiziksel ve ruhsal travma “yaralama” bahsi altında toplanmıştır. Bir yaralanma durumunda hangi kanun maddelerinin tatbik edileceği, yaralanmanın ağırlığına ve derecesine göre belirlenir. Burada esas olan standartlara uygun bir değerlendirme yapılmasıdır. Aksi halde farklı değerlendirmeler ve kanaatler ortaya çıkacak, bu da dosyanın tarafları açısından eşitlik ilkesine aykırı sonuçlar doğuracaktır. Yaralarla ilgili kanundaki haller şu şekilde sayılabilir: 
1- Duyulardan veya organlardan birinin sürekli zayıflaması

2- Konuşmada sürekli zorluk

3- Yüzde sabit iz

4- Yaşamı tehlikeye sokan durum

5- Gebe bir kadına karşı işlenmesi

6- Yüzün sürekli değişikliği

7- Duyulardan veya organlardan birinin sürekli işlevini yitirmesi

8- Kemik kırıkları Ölüm olgularında ise öncelikle ölüm belirtileri araştırılmalıdır.

yaralama ve oldurme
Ölüm halinde vefat eden kişinin kimliğinin belirlenmesi ve ölü muayenesi bir bütünlük içerisinde yapılır. Ölenin varsa yakınlarından, yok ise tanıyanlardan birinin kimliğinin tespitinin yapılması adına muayene sırasında orada olması gerekir. Cesedi teşhis edecek kimse bulunamaz ise bu işlem mecburen otopsi sonrasında yapılır. Kimliği belirsiz olarak iki hafta süreyle saklanır.

Ölü Muayenesi Dış Bulgularında bu muayene ilk muayene olarak değerlendirilebilir. Öncelikle kişinin kimliğinin tespit edilmesi için teşhis yaptırılır. Ölenin gerçekten ölüp ölmediğini anlamak, ölüm sebebini ve ölüm zamanını araştırıp keşfetmek için keşif sırasındaki bulguların önemi fazladır. Cesedin dış görünüşü, yaşı, sakal durumu, vücut üzerindeki diğer özel izler kayıt altına alınır.

Ölü lekelerinin ve ölü sertliğinin, varsa çürümenin ne şekilde oluştuğuna dair detaylı bilgiler verilmeli kayıt altına alınmalıdır. Cesetteki soğuma durumu ve hızının belirtilmesi de önem taşımaktadır.

Ölüm olgularında öncelikle sinir sistemi durur. Devamında ise solunum ve dolaşım sistemlerinin faaliyeti sonlanır. Kişi öldükten sonra kaslarda gevşeme başlar. Yüz sararır ve anlamsız bir ifadeye bürünür. 

Bununla birlikte vücut ısısı düşmeye başlar ve soğuma dış etkenlere bağlı olarak kendini gösterir. Ölümün bir diğer belirtisi ise vücudun su kaybederek kurumaya başlamasıdır. Vücut ağırlığı buna bağlı olarak azalmaya başlar. Bunun sonucu olarak ciltte “parşömen plakları” teşekkül eder. Bu plaklar detaylı bir incelemeye tabi tutularak başka bir sebebin olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu yapılırken parşömen şeklindeki yaraların darp, cebir veya cinsel saldırı sonucu olup olmadığı araştırılmadan bu gibi olgularla karıştırılmamalıdır. Parşömen plakları altında genellikle ekimoz görülmeyeceğinden, postmortem bulgu olup olmadığı kolaylıkla anlaşılabilir.

Ölümden sonra ilk olarak temel fonksiyonel belirtilerin kaybolmasıyla birlikte “ölü soğuması” başlar. Ölümün üzerinden birkaç saat geçmesiyle birlikte artık “ölü lekesi” ve “ölü sertliği” gibi değişimler birer bulgu olarak ortaya çıkmaya başlar. Bu üç değişim; “algor mortis”, “livor mortis”, “rigor mortis” tüm ölüm olgularında hususi olarak ve detaylı bir şekilde incelenmesi gereken “majör” bulgulardır. Ortalama 2 gün sonra çürüme evresi başlayacaktır. Ancak bu süre sıcak ve nemli ortamın varlığı halinde 10-12 saate kadar düşebilir. İlerleme hızı ortam koşullarından yoğun şekilde etkilenir. Birkaç yıl içinde ceset artık iskeletleşmeye başlar. Bu evrenin tamamlanması ise 10 yılı bulabilmektedir.

Ölümden sonraki muayene ve değişimlerin izlenmesi yoluyla ölümün zamanı tahmin yoluyla belirlenebilir. Adli olaylarda sıkça karşılaşılan ve oldukça önem taşıyan ölüm sonrası geçen sürenin hesaplanması ile postmortem interval belirlemesi yapılır.
Scroll to Top Call Now Button